Fransa'da sadece kış aylarında 3 milyon turist termal tesislerde tedavi oluyor, gençleşmek ve güzelleşmek uğruna milyarlarca dolar bırakıyor.
Evrenin yaradılışından bu yana insanoğlu yeraltından çıkan sıcak suların şifalı olduğuna inanmış ve onu kullanmış. Avrupa'da termal sulara ilgi yoğunlaşması 16. yüzyılda başlamış ve bu yoğunluk günümüzde en üst düzeye ulaşmış. İlk termal tesis yapma girişimi Romalılar dönemine rastlıyor. Romalıların termal sular üzerinde tedavi merkezleri kurarak, onların işletilmesine önem verdikleri yapılan kazı çalışmalarından anlaşılıyor. Bugün Almanya, Fransa, Avusturya, Romanya, Macaristan ve ABD termal su kaynaklarını azami şekilde kullanıp ondan yararlanan ülkeler olarak biliniyor.
ÇEŞME'DE 12 AY TURİZM VE ÜÇ KAT DAHA FAZLA GELİR
ÇEŞME ILICALARI
Bazı kaynaklara göre İzmirli olduğu söylenen Yunanlı coğrafyacı Pausanias'ın, daha M.S 2. yüzyılda Çeşme Ilıcalarının varlığından ve yararlarından "Deniz Ilıcaları" adlı eserinde söz ettiği biliniyor. 1800'lü yıllarda yine çok sayıda yabancı ve Türk bilim adamınca Çeşme Ilıcaları konusunda onlarca makale yazıldı. Ilıcalara olan ilgi ise 19.yüzyılın sonlarına doğru İzmir-Çeşme ulaşım bağlantılarının yoğunlaşması, öte yandan deniz yoluyla da iki yabancı geminin bölgeye turist getirmesiyle artış gösterdi. Çeşme Ilıca'da termal turizmi ilk hayata geçiren kuruluş ise ünlü Karabina oteldir.
Dünya turizm hareketlerinin gelişen trendlerinden biri de, insanların dinlenme ve tatil dönemlerinde de sağlıklarını ön planda tutmaları ve kendilerine bu olanakları sunan ülkeleri daha fazla tercih etmeleriyle oluşan Sağlık turizmi.
Egzotik, doğal, kültürel cazibesi olan yerler, yaylalar, ekoturizm, kırsal ve yöresel turizm türleri derken şimdilerde sağlık turizmi de ön plana çıktı. Denizlerle çevrili ülkemizin kıyı turizminden kazandığı bir yana, önem verilmesi durumunda belki de daha fazlasını kazanacağı bir turizm destinasyonu da termale, şifalı çamura, içmelere dayalı, 12 ay turist çekecek olan sağlık turizmi. Bu kaynaklar 1. derecede önemli ve öncelikli kaplıcalar arasında yer alır ve bu özellikleri ile de Çeşme, termal bölgesi, coğrafi konumu, geniş ulaşım olanakları, iklimi ile sağlık turizminde söz sahibi olabilecek güçlü bir potansiyele sahip.
Termal Kür Merkezi projesinin ısrarlı takipçisi ÇEŞTOB'un, Doç.Dr Füsun Soykan, Yrd. Doç. Dr Gözde Emekli ve Ayşen Özdemir'e hazırlattığı "Çeşme'nin termal turizm olanakları" adlı araştırmaya göre, termal turizm yatırımlarında ilk kuruluş giderleri diğer konaklama tesislerine göre daha fazla. Ancak tedaviye yönelik sunulan hizmet, tesisin ekstra kazanç elde etmesini sağlıyor. Çünkü sağlık turizmi, geleneksel turizmin iki-üç kat daha fazlasını kazandırıyor. Bu nedenle, ilk kuruluş giderleri yüksek olmasına karşın, termal tesis yatırımları maliyeti kısa sürede ödeyen verimli yatırımlar olarak biliniyor. Termal tesis müşterileri ayrıca diğer konaklama tesislerinden farklı. Bu tür tesislere hem şifa arayan, hem de sağlıklı kalmak ve tatil yapmak amacında olan turistler ilgi duyuyor.
ÇEŞTOB'un hazırlattığı araştırmaya göre, Çeşme ilçesi termal suyu romatizmal hastalıklarda ve ağrılı kas eklem hastalıklarında ağrı kesici özellik taşıyor. Süzer Otel ile İstanbul Üniversitesi Hidroklimatoloji ve Tıbbi Ekoloji ABD'nin ortak çalışmasında bu özellik saptanmış. Ayrıca Çeşme coğrafi olarak yarımada özelliği taşıdığı için, tüm otellerde ve yapılması tasarlanan termal merkezde talassoterapi hizmeti vermeye elverişli konumda. Denizden iç bölgelerde bulunan oteller dahi deniz ikliminin tüm özelliklerine sahip olduklarından bu sistemlerin kurulması ve işletilmesi mümkün. Bir rakam verirsek, sadece Fransa'da ta-lassoterapi konsepti kış aylarında 3 milyon turisti ağırlıyor. Bu rakamı Çeşme için düşünebilir misiniz?
HANGİ HASTALIKLARI TEDAVİ EDİYOR?
Çeşme'nin şifalı termal sularının dünyanın geçerli termal sularından hiçbir farkı yok, hatta fazlası var deniliyor. Romatizmal hastalıklar, eklem hastalıkları, doku romatizmaları, operasyon sonrası terapiler, ortopedik terapiler, travmatik terapiler, ekzama, sedef hastalıkları, akne , varis, kan basıncı düzenlemeleri, fonksiyonel dolaşım bozuklukları, genital enfeksiyonlar, spastik para-liziler, inme rehabilitasyonu ve daha pek çok sayıda hastalığın tedavisinde Çeşme'nin şifalı termal suyu kullanılıyor.
ŞİFNE'NİN ŞİFALI ÇAMURU
Sağlık Turizminde termal su ne kadar önemliyse, ilçenin çamuru ile ünlü Şifne'si de bir o kadar ünlü. Efsanelere göre, Erythrai kralının kızı cild yaralarıyla başedememekte ve derin acılar çekmektedir. Bir av partisinde yolu Şifne'de geçen Erythrai kralı, çok sevdiği köpeğinin buradaki çamur sayesinde vücudundaki asalaklardan kurtulduğuna şahit olur. Bir umut deyip kızına da çamur banyosu yaptırır ve kızının yaraları kapanır. Bu şifalı çamur ağızdan ağıza dolaşır ve yörenin adı Şifne olarak kalır.
Şifne'de ikisi de belediyeye ait, biri Şifne Termal kaplıcaları, diğeri ec-zacı-terapist Vedat Akar'ın işlettiği Doğal Şifa Merkezi adlı iki tesisle, pansiyonculukla uğraşan birkaç işletmede çamur banyoları bulunuyor. 1980'li yılların başına kadar sadece yerli turiste hizmet veren tesislerin, başta Alman ve Norveç ağırlıklı turistlerin yanında son yıllarda Danimarka, İsveç, Fransa, Hollanda, İsviçre hatta Japonya'dan da turistlerin ilgi odağı olan bu tesislerde çamurda sağlık aranırken, vücut güzelliği ve gençleşme seansları da yapılıyor.
4 bin yıllık mazisi ile bakımına ve güzelliğine önem verenler için bulunmaz fırsatlar sunan çamurun mineral özellikleri cildi besliyor ve temizliyor, ipeksi bir görünüm veriyor. Kılcal damarları çalıştıran termal su ise başta ekzama ve selülit olmak üzere cilt hastalıklarının da tedavisinde kullanılıyor. Terapi seanslarıy-la hem ruhunuzu hem de bedeninizi dinlendiriyorsunuz. BİYOLOJİK GENÇLİK TERAPİSİ 1995 yılından bu yana Şifne'deki Doğal Şifa Merkezi'nin işletmeciliğini yapan, ayn zamanda yoga uzmanı Vedat Akar, bir anlamda Sağlık Turizminin gönüllü elçisi. Bu konuda kitaplar yazıyor, araştırmalar yapıyor. Uyguladığı Biyolojik Gençlik Terapisi ile ilaç kullanma ve doktora gitme riskinin (Genetik durumlar hariç) yüzde 70 oranında azaldığını söylüyor. Vedat Akar, Çeşme'nin termal su, şifalı çamur, deniz, temiz hava bakımından dünyanın turizmde en avantajlı yerlerinden biri olmasına karşın yeterince tanınmadığını, tanıtılamadığını vurguluyor, bu konuda ÇEŞTOB'a destek olunmasını istiyor.
18.10.2005